GÖRME ENGELLİ BİREYLER

Görme engelli kişi görme yetersizliğinden çok ağır derecede etkilenen görsel duyu ile alması gereken uyarıcılardan yoksun kalan kişidir. Yasal olarak kör kabul edilenlerin çok azı görme gücünden tamamıyla yoksundur. Büyük çoğunluğu görme gücünden çeşitli oranlarda yararlanabilmektedir.

Sınıflandırma Düzeyi Görme Düzeyi Yetersizlikten Etkilenme Derecesi

Normal

Az görme

Kör

Normal görme

Normale yakın görme

Orta

Düşük

Çok düşük

Köre yakın

Kör

Özel araçlar olmadan görevleri yerine getirebilir.

Özel araçlarla görevleri normale yakın düzeyde yerine getirme

Görmeyle ilgili görevleri özel araçlar yardımıyla bile yavaş ve aralıklı olarak yapar

Ayrıntılı görme gerektiren işlerde güçlük yaşar, ayrıntılı görme gerektiren işlerin çoğunu yerine getiremez.

Çevreden bilgi almak için diğer duyulara daha çok güvenir.

Hiç görme yoktur. Tamamıyla diğer duyulara bağımlıdır.

 

GÖRME ENGELİNİN NEDENLERİ

Körlüğün ve diğer görme yetersizliklerin temel nedenleri arasında ateşli hastalıklar, kazalar, yaralanmalar, zehirlenmeler, tümörler, genel hastalıklar ve doğum öncesi nedenlerden birisi olan kalıtım sayılabilir.

GÖRME ENGELLİ İNSANLAR HAKKINDA BİLMEDİKLERİMİZ VE YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ

İnsanların dış dünyadan aldıkları bilgilerin %85’ ini görme kanalıyla aldığı tahmin edilmektedir. Ancak bu, görme yetersizliği olan çocukların görenlerden %85 daha az bilgi alacağı anlamın gelmez. Görme engelli çocukların diğer duyu organlarını da bilgi edinme amacıyla kullanacağı anlamına gelir.

Görme engelli çocuklar göz teması kuramaz, mimik ve jestlerle kendini ifade edemez. Yetişkinlerin dikkatini çekmek için stratejilere sahip değildir. Bu nedenle öfke nöbetleri geçirebilir huysuz olabilir. Bu yolla çevrenin dikkatini çekebildiğini keşfettiğinde sözlü iletişim yerine ağlamayı seçebilir.

Görme engelli kişi; himayeye muhtaç, acınacak ve çaresiz bir insan değildir. O, diğer insanlardan çok farklı, başkalarının duyamadığı sesleri duyan mucizevi bir insan da değildir. Diğer insanların sahip olduğu olumlu ve olumsuz özelliklerin hepsi onda da mevcuttur. Görme engelliler arasında da gayet başarılı ve yetenekli olan insanlar bulunmaktadır.

Farklı yazı sistemini kullanarak o da aynı kitapları okur. Farklı metotlarla aynı bilgileri ve aynı eğitimleri alır. Diğer insanlarla aynı okulları, aynı işyerlerini, aynı caddeleri, aynı eğlence yerlerini paylaşır. Kısacası görme engelli olmak diğer insanlardan farklı bir kişiliğe sahip olmak demek değildir.

Görme engelli bir kişinin yaşadığı en önemli sorun gözlerinin görmemesi değil, toplumun görme özürlülerle ilgili yanlış anlayış ve ön yargılarıdır; kendisine sağlanan olanakların yetersizliği ve diğer insanlarla arasındaki fırsat eşitsizliğidir.

Düzenli bir çevrede bazı koşulların ve olanakların sağlanması halinde görme engellilerin de bir yerden bir yere kendi başlarına gidebilmeleri mümkündür. Görme engelliler kendi başlarına gezip dolaşmak için beyaz renkli, metalden veya plastikten yapılmış bir baston kullanırlar.

Bazı gelişmiş ülkelerde görme engellilerin rahatça gezebilmeleri için özel olarak yetiştirilmiş rehber köpekler de kullanılmaktadır. Ancak bu uygulama ülkemizde henüz mevcut değildir.

Görme engelliler günlük yaşamlarında, eğitimleri sırasında ve işyerlerinde özel olarak üretilmiş çeşitli araçlardan yararlanmaktadırlar. Örneğin rakamları kabartma noktalarla gösterilen saatler, konuşan hesap makineleri, paraları ve renkleri sesli olarak belirten cihazlar, derslerde kullanılan çeşitli özel araçlar, özel gözlükler, mutfak aletleri görme özürlülerin yararlandığı araçlardan bazılarıdır.

Bugün ülkemizde görme engellilerin ulaşmak istediği başlıca hedef herkesle eşit hak ve olanaklara sahip olmak, toplumla kaynaşmak ve günlük yaşamlarını sürdürürken bağımsız ve özgür olabilecekleri koşullara sahip olmaktır.

GÖRME ENGELLİLERE KARŞI NASIL DAVRANMALIYIZ?

Yardım etmeden önce yardım isteyip istemediğini sorun. İstek olmadan yardım etmeye kalkmayın.

Hemen karşınızdakinin yardımınıza muhtaç olduğunu varsaymayın. Görme engelli birisine yardım etmek istediğinizde ilk önce ne yapabileceğinizi sorun, kolunuza girmesini önerebilirsiniz. Onları koluna girip yönlendirmek yerine onların sizin kolunuza girmesine izin verin ve bu yöntemle onlara rehberlik edin.

 Birisini yönlendirirken açık anlatımda bulunun. Örneğin “dikkat basamak var,” yerine “dikkat aşağıya inen bir tane basamak var” demek daha açıklayıcı olur.

Daha önce bulunmadıkları bir mekâna görme engelli birisini alırken mekânla ilgili bilgi verin. Konumu (şekli, büyüklüğü, pencereleri, kapıları) ve içerde bulunanlar (insanlar, eşyalar) hakkında bilgilendirin.

Ona ismiyle hitap edin. Aksi halde kiminle konuştuğunuzu anlamayabilir.

Konuşurken görmek veya kör gibi kelimeleri kullanmaktan çekinmeyin ve yanından ayrılacağınız zaman sözlü olarak bildirin.

Eğer size yol veya yön sorarsa sözcüklerle kesin ve anlaşılır biçimde izah edin.

Yemek yerken tabağındaki yemeklerin yerini ayrıntılı olarak anlatın eğer kesip yenilmesi gereken bir yiyecek varsa kesmekte yardım edebilirsiniz.

Görme engelli bireyin bastonuna izinsiz dokunmayın veya yerini değiştirmeyin, yerini değiştirmeniz gerekiyorsa mutlaka kendisine haber verin.

Engelli kişi karşısında aşırı dikkatli olmaya kalkışmayın. Diğer insanlarla nasıl konuşuyorsanız, onlarla da öyle konuşun. 

Acıyarak yaklaşmayın.  Ve asla unutmayın görme engelli insanlar sadece birtakım engellere sahip, mutsuz ya da hasta değiller.

EĞİTİM

OKUMA YAZMAYI NASIL ÖĞRENİYORLAR?

Görme engelli bir bireyin okuma yazma öğrenmesi için seçilen yöntem görme durumuna göre değişiklik gösterebilir. Örneğin az gören bir çocuk büyütülmüş materyaller kullanarak okuma yazma öğrenirken görme durumu mürekkep baskıyı okumaya yetmeyen bir kişi kabartma harfler ile okumayı öğrenebilir.

SINAVLARA VE DERSLERİNE NASIL ÇALIŞIYORLAR?

Kabartma yazı görme engellilerin bilgiye ulaşmak için kullandıkları bir yöntemdir. Ancak bu şekilde yazılmış kitapların sayısı ülkemizde çok kısıtlıdır. Artık MEB ders kitaplarını kabartmalı olarak da basmaktadır ancak üniversite düzeyinde kaynak bulmak ya da farklı kaynaklar bulmak imkânsız olabilir. Bu gibi durumlarda kaynakların seslendirilmesi de çok kullandıkları bir yöntemdir. Günümüzde görme engellilerin bazıları teknolojik imkânları da fazlasıyla kullanabilmektedir.  Bilgisayar sayesinde elektronik ortamda bulunan metinleri da okuyabilmektedirler.

BİLGİSAYAR KULLANABİLİYORLAR BU NASIL OLUYOR?

Görme engelliler yine imkânları ve görme yetileri doğrultusunda bilgisayar kullanabilmektedirler. Kabartma ekran ve ekran okuyucu programlar bilgisayar kullanmalarını sağlamaktadır.

EĞİTİMLERİ NASIL OLUYOR TÜRKİYE’DEKİ EĞİTİM ŞARTLARI NASIL?

Görme engelliler için özel okullar ilköğretim düzeyinde vardır. Sonrasında ise görme engelliler kaynaştırma eğitime devam ederler.

YGS, LYS gibi sınavlara mı giriyorlar yoksa sınavları farklı mı? Sınavlara nasıl hazırlanıyorlar?

Görme engelliler tüm akranlarıyla aynı sınavlara girmektedirler. ÖSYM yaptığı sınavlarda görme engelli olup mürekkep baskı okuyamayan durumda olanlara, okuyucu ve işaretleyici görevlendiriyor, az görenler için de büyük baskılı sınavlar sağlayabiliyor. Okuyucu ve işaretleyici ile sınava giren öğrencilere her sınavda 30 dakika ek süre de veriliyor. Ayrıca görme engelli katılımcılar sınavlarda şekilli sorulardan muaf tutuluyorlar.

Eğitim Düzeyleri Sayı Yüzde Geçerli Yüzde
Okuryazar değil 135632 32,9 34,9
Okuryazar fakat bir okul bitirmemiş 56371 13,7 14,5
İlkokul 130438 31,6 33,6
İlköğretim 6269 1,5 1,6
Ortaokul 22115 5,4 5,7
Orta ve dengi meslek 1116 0,3 0,3
Lise 23789 5,8 6,1
Lise ve dengi meslek 4323 1,0 1,1
Yüksekokul veya fakülte 8278 2,0 2,1
Yüksek lisans, doktora 204 0,09 0,1
Ara Toplam 388535 94,2 100,0
23778 5,8  
Toplam 412312 100,0  

Görme engelliler için eğitim veren kurumlar

Görme engelliler için Körler Okulu adı verilen okullar eğitim vermektedir. Ülkemizde Adana, Ankara, Çanakkale, Denizli, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kahramanmaraş, Konya, Niğde, Tokat, Diyarbakır'da olmak üzere 16 adet Körler okulu bulunmaktadır. Ayrıca 15 ve üzerindeki yaşlarda bulunan görme engellilere de temel ve mesleki eğitim veren rehabilitasyon merkezleri vardır. Bu rehabilitasyon merkezleri ise İstanbul ve Ankara'da bulunmaktadır.

Genel engelli nüfusunda ilkokul ve öncesi eğitim düzeyine sahip olanların oranı %84,2’dir. Araştırma verilerine göre, görme engellilerde ilkokul ve öncesi eğitim düzeyine sahip olanların oranı %83 olarak tespit edilmiştir. Bu haliyle değerlendirildiğinde, görme engellilerin, genelde diğer engel türlerinde de olduğu gibi, eğitim olanaklarına ulaşmalarının “engellendiğini” söylemek yanlış olmayacaktır.

BRAILLE ALFABESİ

Görme engellilerin okuyup yazmak için kullandıkları, noktalardan oluşan kabartma bir yazı sistemi bulunmaktadır. Bu yazı sistemi, 1829'da Luis Braille adlı bir kişi tarafından bulunmuştur. Luis Braille Fransa'da doğmuş ve küçük yaşta gözlerini kaybetmiştir. Resim kartonuna benzer kâğıtlar üzerine kabartılmış noktalardan oluşan yazı, görme engelliler tarafından parmak uçlarıyla okunmaktadır.

Altı nokta sisteminden oluşan bu yazıya " Braille yazı" denilmektedir. Braille yazı, normal yazı gibi tükenmez ya da kurşun kalem kullanılarak yazılmaz. Çünkü kabartma noktaların belli aralıklarla düzenli bir şekilde bir araya getirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle yazı yazmak için tablet veya daktilo adı verilen özel yapılmış araçlar kullanılmaktadır. Tablete takılan kâğıt, ucu sivri özel bir kalem aracılığıyla kabartılmaktadır.

MESLEK HAYATLARI

Avukatlık, müzisyenlik,sosyal bilgiler, fen, matematik, edebiyat, felsefe, yabancı dil öğretmenliği, ekonomi, sosyoloji, psikoloji dallarında uzmanlık, çeşitli kurumlarda yöneticilik,yazılı veya sözlü tercümanlık,bilgisayar operatörlüğü ve programcılığı, sekreterlik,telefon santralciliği, danışma memurluğu, radyo televizyon ve gazetecilik görevleri, montajcılık, paketleme ve çeşitli el işleri gibi pek çok işte yer almaktadırlar.

DUYULAR

Görme engelli olanların diğer duyuları daha mı kuvvetli oluyor?

Görme duygusu insanlar için temel bilgi kaynaklarından biridir. Görme engelli bireyler ise bu duyuya sahip olmadığından ya da yetersiz düzeyde sahip olduklarından diğer duyularını gören insanlara göre daha iyi kullanırlar. Bu durum toplumda ‘’görmeyenler çok iyi duyar.’’ veya ‘’çok iyi müzik kulakları vardır.’’ gibi gerçek olmayan varsayımlara neden olmuştur. Görme engelli bireylerin içinde müzik kulağı gerçekten çok iyi olanlar vardır fakat bu bütün görme engellilerin böyle olduğu anlamına gelmez.

 

GÖRME ENGELLİLER VE SPOR

Görme engelliler de gerekli eğitimi alarak sporun çeşitli dallarında çeşitli etkinlikler sürdürmektedirler. Görme engellilerin başarıyla yaptıkları spor dalları şunlardır: Futbol, golbol, yüzme, atletizm, güreş, doğa yürüyüşleri, izcilik, binicilik, satranç vb.

Golbol görme engellilere özgü bir spor dalı olup, dörder kişilik iki takımın oturur vaziyette topu elle yuvarlayarak kaleye gol atma çabalarından oluşmaktadır. Bu topun sıradan toplardan farkı ise içerisine hareket ettiğinde ses çıkaran çanlar yerleştirilmiş olmasıdır. Ayrıca her görme engellinin görme yetisi aynı olmadığından adaletli bir sistem olması için her oyuncunun gözü bağlanır.

GÖRME ENGELLİLERİN SORUNLARI

Trafik ışıklarında sesli uyarı sisteminin olmaması

Arabaların kaldırımlara park etmesi

Otobüslerde ve duraklarda sesli uyarı sisteminin olmaması

Görme engellilerin takip etmesi için kullanılan sarı çizginin üzerinin araçlarla veya tezgâhlarla işgal edilmesi

Ağaçlar, elektrik direkleri, trafik levhalarının belirli bir düzene göre dikilmemiş olması

Arabaların kaldırımlara çıkmasını engellemek amacıyla yapılan mantarların görme engellilerin yürüdüğü sarı yolu işgal etmesi

Kaldırım yüzeylerinin ve yolların su birikintisi oluşturacak şekilde düz olmaması

Görme engelliler için yapılan sarı çizgilerin kalitesiz ve hasarlı olması

Pek çok kamu binasının görme engelliler göz önünde bulundurulmadan yapılması

İş imkânlarının yetersizliği

Sosyal çevrenin bireye yaklaşma biçimi

BİZDEN BEKLENTİLERİ

Onlara acımamızı değil aksine onları anlamaya çalışmamızı bekliyorlar. Çünkü sorunlarını görmediğimiz ve çözmeye çalışmadığımız sürece hayatlarını daha iyi yapamayız.

Fiziksel imkânlarını arttırmaya yönelik çalışmalarda bulunabiliriz. Yaşam koşullarını iyileştirerek kapasitelerinin farkına varmalarını sağlayabiliriz. Çünkü imkânları doğrultusunda spor yapabilir, toplu taşıma araçlarını kullanabilir, okuyup yazabilir, internette ve sosyal medyada aktif olabilir, araştırma yapabilir, alışveriş merkezlerinde veya parklarda diledikleri gibi gezebilirler.

Toplumun engelliler konusunda bilinçlenmesini ve empati duymasını umut ediyorlar. Çeşitli bilinçlendirme çalışmaları ile okullarda öğrencilere okul dışında ise seminerlerle toplumun diğer kesimine ulaşabilir ve empati duygusunu arttırabiliriz.

Eğitim köpeklerinin yaygınlaştırılmasını istiyorlar.

Alışveriş merkezi veya süpermarketlerde eğitimli görevlilerin bulunmasını istiyorlar.

Onların da bizler gibi her işi yapabileceğine inanmamızı ve onları sonuna kadar desteklememizi bekliyorlar.

Ve en önemlisi onları toplumdan soyutlamamızı, onların da birer birey olduğunu kabul etmemizi, bunun bilincinde hareket etmemizi bekliyorlar.

Unutmayın en büyük engelimiz önyargımızdır. Eğer önyargımızı kırıp onların sorunlarını anlayıp empatik düşünebilirsek aramızda engel diye bir şey kalmaz.