1.İşitme Engelliler

İnsan kulağının belirli sesleri, iletişimdeki sesleri(konuşmaları) algılama özelliği vardır. Kulağın duyma görevini yeterince yerine getirememe haline "İşitme kaybı" denir.

Odyogram kişinin işitebildiği ses miktarını ve iki kulaktaki işitme kaybını gösteren bir grafiktir. Grafiğin başında 125’ten 8000’e kadar sayılar yer alır. Bunlar frekans, yani farklı ses perdeleridir. Bireyin herhangi bir frekansta verilen sesi işitmemesi durumunda "işitme engeli" var demektir. İşitme engeli ve tiplerinin farklı dereceleri bulunmaktadır.

Duyma yetisini tamamen yada kısmen kaybetmiş kişilere "İşitme engelli" denir.

Genel olarak işitme özrü konuşmayı geciktirmekte, artikülasyon ve ses bozuklukları meydana getirmektedir. Ancak işitme kaybı konuşma kazanıldıktan sonraki bir devrede meydana gelir ve hafif olursa dil ve konuşma hemen hemen hiç etkilenmemekte çok hafif ses ve artikülasyon bozuklukları görülebilmektedir. Konuşma öğrenilmeden meydana gelen orta ve ileri derecedeki bir işitme özrü ise önemli ölçüde dil ve konuşma bozukluklarına neden olmakta, özellik ileri düzeyde ses ve artikülasyon bozuklukları ile dilin içeriği, yapısı, anlamı ve kullanımı ile ilgili ciddi problemlere neden olmaktadır. Kısacası, işitme kaybının meydana geldiği yaş ve derecesi dilin kazanımı ve konuşma gelişiminde etkili olmaktadır. İşitme özrünün meydana geldiği yere göre dil becerileri incelendiğinde, iletimsel tip işitme kaybında hemen hiç etkilenme görülmemekte diğer tiplerde ise önemli konuşma bozuklukları görülebilmektedir.

2.İŞİTME ENGELİNİN  NEDENLERİ:

İşitme engeli doğuştan olabileceği gibi sonradan geçirilen hastalıklar, kazalar ve yaşlanma nedeniyle de gelişebilir. İşitme engeli yaşamın üç döneminde ortaya çıkabilir;

Doğum öncesi sebepler;

Doğum öncesi sebeplerin başında kalıtım gelmektedir. İşitme özrü kalıtım yoluyla çocuğa geçmektedir. Kalıtımla daha çok duyusal sinirsel türden işitme özrü geçmektedir. Bu tür işitme engellerinden bazıları gizli seyretmekte ve buluğ çağında ortaya çıkabilmektedir. İşitme engelli olmada bir diğer faktörde çocuk ile anne kanının uyuşmazlığıdır. Anne kanı RH(-) çocuğun kanı RH(+) olması halinde annenin kanı ile fetüsün kanı arasındaki geçişmeden annenin kanında bir çeşit saldırıcılar meydana gelmekte, bu saldırıcılar RH(+) olan fetüsün kanındaki alyuvarları tahrip etmekte ve bu durum sağırlığa sebep olmaktadır. 

Annenin hamilelik sırasında işitme sistemine zarar veren ilaçlar kullanması, kızamıkçık, kabakulak gibi hastalıklar geçirmesi, hamilelik sırasında röntgen çektirmesi, sarılık geçirmesi,  böbrek hastalığı, şeker hastalığı, kansızlık gibi sistemik hastalıkları, hamilelik sırasında geçirilen kazalar, çarpma ve yaralanmalar çocukta işitme kaybına neden olabilir.

Doğum sırasındaki sebepler;

Erken doğum, geç doğum, güç doğum ve geçici kordon dolanması uterusun kontraksiyon anomalileri, forseps uygulanması, sezeryanla doğum, doğum süresinin uzaması ve oksijensiz kalması gibi durumlarda sağırlığa sebep olabilir. Doğum  anında oluşabilecek bazı kazalar, çarpmalar, dış ve orta kulakta zedelenme yapabilir ve iletimsel işitme engellerine sebep olabilir. 

  Doğum sonrası sebepler;

 Doğum sonrasında çocuğun geçirdiği menenjit, ensofalit, kızılcık, kızamık, kabakulak, boğmaca, enfluenza, çiçek gibi bazı enfeksiyon hastalıkları sağırlığa sebep olur. Bu yüksek ateşli hastalıklara bağlı olarak geçirilen havale sonucu işitme engelinin kalıcı hasar olarak kalması en yaygın olarak görülen sebeplerdendir. Bazı ilaçların dozu ve alınma süreleri iyi ayarlanmadığı takdirde ilaçların kulağa ters etki etmesi sonucu sağırlık oluşabilir. Doğuştan sonra görülen sağırlıkların bir diğeri de dominand hereditep sağırlıktır. Genellikle 5-15 yaşları arasında görülür. Bu durumlarda konuşmanın korunmasında güçlük çekilir ve konuşma bozulur. Kaza sonucu çarpma, düşme yanma, kulak içine yabancı cisim kaçırma, işitme engelli olmaya sebep olmaktadır. Şiddetli gürültüde uzun süre kalmak da sağırlığın sebeplerindendir.

İşitme kaybı tipleri

1. İletim tipi işitme kayıpları

2. İletim tipi işitme kayıpları

3. Mixt tip işitme kaybı

1.İletim tipi işitme kayıpları

Orta kulağa bağlı herhangi bir sorun varsa oluşan işitme kaybı iletim tip işitme kaybıdır.

2.İletim tipi işitme kayıpları

İç kulak veya 8. sinir iletimindeki herhangi bir bozukluğa bağlı oluşan işitme kayıplarıdır.

3.Mixt tip işitme kaybı

Hem iletim hem de sensörinöral olan işitme kaybı tipidir.

İşitme kaybı dereceleri

1. 0–25 dB; Normal İşitme Sınırlarında

2. 26–40 dB; Hafif İşitme Kaybı

3. 41–55 dB; Hafif - Orta İşitme Kaybı

4. 56–70 dB; Orta - İleri İşitme Kaybı

5. 71–90 dB; İleri İşitme Kaybı

6. 91- ve daha üzeri dB; Çok İleri İşitme Kaybı

3.Kaç İşitme Engelli Vardır?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2010 Sağlık Araştırması’na göre, Türkiye’de işitme cihazı kullanarak yaşamlarını sürdüren insanların oranı, toplam nüfusun %3,7’sini oluşturuyor. İşitme cihazı kullanamayacak derecede işitme kaybı olanların oranı da %0,1 düzeyinde.  Bu oranlar yaklaşık 3 milyon insanda işitme engeli olduğunu gösteriyor. Bu sayı ise dünyada yaklaşık olarak 70 milyondur.

4.İşitme Engelli Bireylerin Belli Alanlardaki Gelişimi ve Özellikleri

Motor-Koordinasyon: İşitme engelli bireyler, oturma, yardımsız ayağa kalkma, yürüme gibi motor becerilerin kazanılmasında işiten bireylerin gelişim aşamalarını izlerler. Ancak motor gelişimde gözlenen en büyük problem genel vücut koordinasyonunun sağlanması ve dengeyi gerektiren hareketlerde görülmektedir. Bunun dışında görsel motor koordinasyon gerektiren bazı becerilerde de güçlük çekebilmektedirler.

Duygusal-Sosyal: İşitme engelli bireylerin işitme ve dil becerilerinin yetersiz olması kişiler arası iletişim kurmayı engellemekte ve sosyal yaşamla ilgili tutum ve rollerin öğrenilmesinde bazı güçlükler yaratmaktadır. İşitme engelli bireyler öğrenme ile ilgili becerilerde işiten yaşıtlarına göre daha çok desteğe ihtiyaç duymaktadırlar. Öğrenmeye ilişkin deneyimlerinde uğradıkları başarısızlık bireyde motivasyon eksikliği yaratmakta, bu durum da bireyin sosyal
ilişkileri öğrenmesini ve akademik becerilerde başarılı olmasını olumsuz yönde etkilemektedir.

Zihinsel Gelişim: İşitme problemi olan bireylerin sözel olmayan zeka testlerinden aldıkları puanlar işiten akranlarıyla yaklaşık aynı düzeydedir. Ancak dil becerileri il ilgili güçlükleri doğal olarak akademik performanslarını etkilemektedir. Normal yaşıtları gibi zihinsel gelişim alanına ait tanıma, ayırt etme, eşleştirme, gruplama yada sınıflandırma gibi zihinsel süreçlere sahip olmalarına rağmen kedi kendine çevreyi araştırarak bir şey öğrenebilmeleri ve düşünce sistemini geliştirebilmeleri dile bağlı yetersizliklerinden dolayı mümkün olmamaktadır. Ancak yukarıda da bahsedildiği gibi sözel olmayan dil performansını değerlendirmeyi öne çıkaran testlerde başarılı oldukları nesneleri eşleştirme, benzerlikleri bulma gruplama, resimler arasındaki farklılıkları görsel olarak saptama, görsel olarak bir seri resmi sıralama gibi zihinsel etkinliklerde normal işiten yaşıtlarına benzer performans ortaya koydukları belirtilmektedir.İşitme engelli çocuklar için görsel ipuçlarını kullanmaya yönelik etkinlikler düzenlenmediğinde sözlü iletişim becerileri yetersiz olduğu için kendi kendilerine çevreyi araştırarak bir şeyler öğrenmeleri, düşünce sistemlerini ve zihinsel süreçlerim geliştirmeleri mümkün olmamaktadır.Okuma-yazma ve matematik becerileri daha geri olabilmekte akademik başarısızlık görülebilmektedir.Dil becerilerinin zihinsel gelişim becerileriyle iç içe olmasından dolayı işitme özrünün derecesi zihinsel gelişimi etkilemektedir.

 Sosyal Gelişim: Sosyal ve kişisel uyum becerileri tıpkı normal işiten akranlarında olduğu gibi iletişim becerilerine ve aile üyeleri ve çevresindeki diğer kişilerle etkileşimlerine bağlıdır. İşitme engelli ailelerin işitme engelli çocuklarında, normal işiten ailelerin işitme engelli çocuklarına nazaran daha yüksek sosyal olgunluk seviyesi, işitme engeline uyum sağlama ve davranışlarını kontrol görülebilmektedir. Bu durum işaretle iletişimin erken dönemde kullanılmaya başlanması ile bağlantılıdır. İşitme engelli çocuk-işiten ebeveyn arasında ortak bir iletişim yaklaşımının ve modelinin kullanılmayışı, önemli bulunmaktadır. Stinson’a göre işitme engelli bireyler, normal işitenlere göre daha düşük öz saygıya sahiptirler ve olayları kontrol etmede kendilerini yetersiz algılamaktadırlar. Bu konudaki önemli faktörler ise ailenin tipi, akranları ile aynı dili kullanmadaki başarı ve yaşanılan çevrede arkadaşlar bulabilmektir. Tüm bu ilişkileri zorlamak öz benlik ve kimliğin sağlıklı gelişmesine destek vermektedir. İşitme engelli bireylerin okul dışında arkadaşları olmamaktadır. Buna sebep olarak engelinden dolayı iletişim kurmakta zorlanmayı ve işiten kişilerin kendilerini anlamamalarını göstermekte ve kendileri gibi engeli olan kişileri arkadaş olarak tercih etmektedirler

Dil ve Konuşma:  Doğuştan işitme duyusunu kaybeden bebekler yaşıtları gibi 9. aya kadar doğal sesleri üretmektedir. Fakat bu aylardan sonra kendi ürettiği sesleri ve çevreden gelen sesli uyaranları işitme duyusuyla algılayamadıklarından ses üretimi yavaşlamakta ve bebek giderek sessizleşmektedir. İşitme engelli bireyler, işitme kaybının tipi, derecesi ve şekline bağlı olarak çok fazla ses hataları yaparlar.

iletişimde karşısındaki kişinin verdiği ipucunu ve belli bir durumu anlamada güçlük doğuracaktır. İşiten anne-işitme engelli çocuk çiftinde ortak bir iletişim yaklaşımının ve modelinin kullanılamayışının sonucu olarak işiten annede iki baskın özellik (emir verme ve kontrol) kendini göstermektedir. Annenin göstermiş olduğu bu iki özelliğin çocuğun sosyal ilişkilerinde olgunlaşamamasına neden olduğu öne sürülmektedir. İşitme engelli bireylerin aileleri normal işiten çocukların ailelerine göre aşırı koruyucu, daha az izin verici, daha az cesaretlendirici ve daha az onaylayıcı olarak görülmektedir. Bu bireylerde işitme yetersizliğinden kaynaklanan sorunlar tek başına büyük bir engel olmamaktadır. Asıl sorun, bunun iletişim eksikliğine sebep olmasıdır. Araştırmacılar, çocuğun iletişim kurma kabiliyetini anne – çocuk ilişkisinin çocuğa gerekli olumlu duyguları vermesine bağlamaktadır. Bireyin sosyal yeterliliği ise normal işitmeye veya işitme engeline göre değişmemektedir. Sosyal güvenin algılanmasında, okula, sınıfa ve sosyal faaliyetlere katılım ve işiten arkadaşlar ile duygusal güven içinde olma

İşitme Engelli Bireyin Dil ve Konuşma Gelişimini Etkileyen Faktörler:

a) İşitme kaybı ile ilgili faktörler

İşitme kaybının tipi

İşitme kaybının derecesi

İşitme kaybının şekli (konfigürasyonu)

İşitme kaybının nedeni

b) İşitme ile ilgili sunulan odyoloji hizmetlerine bağlı faktörler

İşitme kaybının tanılandığı yaş

İşitme cihazının kullanılmaya başlandığı yaş

İşitme cihazının işitme kaybına uygunluğu ve ayarlanması

İşitme cihazının tam gün sürekli kullanılması

İşitme cihazının etkin kullanımı

İşitme cihazının kullanıldığı eğitim ortamlarında akustik düzenlemenin yapılması

İşitme cihazının ve işitme kaybının belirli aralıklarla odyolojik yönden değerlendirilmesi ve yeni teknolojik cihazların denenmesi

c) Sunulan genel eğitim ve özel eğitim hizmetlerine bağlı faktörler

Tanı ve cihazlandırma ile başlayan aile eğitimi ve danışmanlık hizmetleri

Erken eğitim ile kritik dönemin değerlendirilmesi

Yaşıtları ile birlikte oyun fırsatlarının sağlanması

İşitme kaybına ve bireyin özelliklerine uygun düzeyde ve hızda gelişim sağlanıp sağlanmadığına ilişkin eğitsel değerlendirme

Dil gelişimi ile birlikte bireyde bilişsel gelişim, kişilik gelişimi, duygusal gelişim, sosyal gelişim, fiziksel gelişim, akademik gelişim gibi tüm gelişim alanlarını hedefleyen bir okul öncesi eğitim, ilköğretim, lise eğitim hizmetleri

İşitme engellilerin eğitimi programında yetişmiş uzman ve uygulayıcılar tarafından eğitim verilmesi

Kullanılan iletişim yöntemi

Uygun ve doğru eğitim yaklaşımlarının kullanılması

Bu alanla ilgili uzmanlar arası iş birliğinin ve bilgi paylaşımının etkinliği

Özel eğitim okulları ve normal okullar sistemi içinde bireyin gereksinimlerini hedef alan bireyselleştirilmiş eğitim programlarının yapılıyor olması

ç) Birey ile ilgili faktörler

Bireyin yaşı

Bireyin cinsiyeti

Bireyin kişilik özellikleri: motivasyon, benlik saygısı vb.

Bireyin bilişsel düzeyi

Öğrenme stili (işitsel, görsel, dokunsal vb.)

Ek engelin olup olmaması

d) Aile ile ilgili faktörler

Ailenin çocuk yetiştirme tutumları

Ailenin engeli kabul düzeyi

Ailenin iletişim tarzı

Ailenin disiplin tarzı

Ailenin sosyo-ekonomik düzeyi

Ailenin eğitim ve kültürel düzeyi

Ailenin bireyle ilgili eğitim planlamasına ne düzeyde katılabildiği

Ailenin evde bireyle ilgili eğitimi ne düzeyde uygulayabildiği

Ailenin bireye çevreyi ve dünyayı tanımasına yardımcı olabilecek nitelikli yaşantıları ne oranda sağlayabildiği

Ailenin kendi yakın çevresinin engeli kabulü ve tutumları

Bireyin yaşam ve çevre faktörleri kendisi için gerekli olan hizmetlere ulaşmasını sağlıyor olması

Yasalarla sağlanan haklar, bu hakların kullanılabilirliği.

5.İşitme Engelli Bireylerin Yapabileceği Meslekler

İşitme engelli bireyler gerekli imkanlar doğrultusunda birçok meslek dalında çalışabilmektedirler. Muhasebeci, aktör, mimar, biyolog, marangoz, boyacı, kimyacı, ofis elemanı, tasarımcı, mühendis, çiftçi, finansal danışman, bahçıvan, kütüphaneci, tamirci, matbaacı, istatikçi, yazar, öğretmen, dişçi, doktor, ressam, şair, müzisyen, editör, avukat, siyasetçi vb. olabilirler.

6.İşitme Cihazları

İşitme cihazı kulağa gelen seslerin, elektronik devreler yardımı ile yükseltilmesidir. Ses, bir mikrofon aracılığı ile alınır ve elektrik sinyallere dönüştürülür. Daha sonra amplifikatör yardımıyla seslerin şiddeti arttırılır ve hoparlör ile yükseltilmiş ses kulak kanalına iletilir. Daha ayrıntılı bilgi için aşağıdaki siteleri ziyaret edebilirsiniz.

http://www.maxtone.com.tr/sss.html

http://www.icaad.org.tr/isitme-cihazi-nedir-nasil-yardimci-olur-29s.htm

7.Nasıl

İşitme Engelli Bir Birey Nasıl Konuşmayı Öğrenir

İşitme engellilerin dudak okuma, gördükleri işaretleri sınıflandırma ve anlamlandırma konusunda büyük bir yetenekleri vardır. Bu yüzden ailelerinin de yardımıyla küçük yaştaokuma yazma öğrenmeleri mümkün. Ama öğrenememişler ise işitme engellilere okuma yazma eğitimi veren kurumlar var. Bu kurumlarda izlenilen yöntemler;

                                               

1- Sesi Hissetme ve Tanıma: Bu adımda sesler dudaklar, dil ve dişler yardımıyla gösterilerek tanıtılır. Ardından şekillerle de desteklenir. 
2- Sesli Okuma ve Yazma: Sesler MEB'in hazırladığı programa göre en kolaydan en zora gruplanmıştır. Bu sıraya göre öğrencilere okutulur ve yazdırılır. Program şöyledir: 

    • e, l, a, t
    • i, n, o,r, m
    • u, k, ı, y, s, d
    • ö, b, ü, ş, z, ç
    • g, c, p, h
    • ğ, v, f, j

3- Sesten Heceler, Hecelerden Kelimeler, Kelimelerden Cümleler Oluşturma:Bu adımda işitme engelli öğrencilere verilen iki sesten sonra heceler oluşturulur. Ama bu hecelerin anlamlı olması gerekir yoksa öğrenciler anlamı olmayan hecelerden başka anlamlar çıkarabilir. Daha sonra kelimeler oluşturulur ve okuma çalışması yapılır. Resimlenebilecek olan kelimeler resimlenir. Söylenen ses, hece ve kelimeler öğrencilerin dudaktan anlayıp yazması istenir. Bu çalışma görsel ipuçlarıyla desteklenir. 
4- Metinler Oluşturma:Bu son adımda da öğrencilerin günlük hayatları ve daha önce öğrenmiş oldukları konular hakkında metinler oluşturmaları ve yaşlarına uygun düzeyde materyalleri bağımsız okumaları istenir.

İşitme Engeli Bireylere Nasıl Matematik Dersi Verilir

İşitme Engelli bir bireye matematik veya herhangi bir ders olsun nasıl eğitim verilmesi gerektiğini merak ediyorsanız aşağıdaki linke gidebilirsiniz

http://www.bitlisram.gov.tr/dosyalar/ozelegitim/egitseltani/isitTME%20ENGELLi%20BiREYLER.doc

8.Bunları da Bilin!

İşitme engelliler normal insanlarla aynızekaseviyesine sahiptirler.Onlarında bizler gibi birer normal insanolduğunu unutmayalım.

Dünyada tanınmış en az 70 işaret dili vardır. Bunlar bölgeden bölgeye farklılıklar gösterir.

İşitme engelli insanlar araba kullanabilirler. Kayıtlara göre işitme engelli bireylerin daha güvenli araba kullandığı ortaya çıkmıştır.

Müzik aletlerini çalabilirler.

Bilgisayar kullanabilirler.

Yazıp okuyabilirler.

Stenografiyi geliştiren John Robert Gregg bir işitme engellidir.( Stenegrafi için http://tr.wikipedia.org/wiki/Stenografi )

Beethoven 9. Senfonisini bestelerken işitme engelliydi.

Dalgıçlar suyun altında işaret diliyle iletişim kurarlar. İşaret diliyle uzak mesafelerden iletişim kurmak mümkündür.

İşitme engelliler sabah belirli bir saatte uyanmak için titreşimli özel saatler kullanırlar.

9.Kaynakça:

123kbk.weebly.com/304350304tme-engell304ler.html

mfadiyaman.blogcu.com/isitme-engellilerin-gelisim-ozellikleri/1689826

http://mebk12.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/61/01/746833/dosyalar/2013_04/09095259_itmeengellibireylerintanmvezellikleri.doc

https:///clerc_center/information_and_resources/info_to_go/transition_to_adulthood/working_and_careers/jobs_and_careers_of_dhoh_ppl.html

http://www.signinterpretingservices.com/deaf-interesting-facts.htm